Yakın birini kaybetmenin ağırlığı, tarif edilmesi en zor duygulardan biridir. Geride kalanlar, yaşadıkları bu acının üstesinden gelmek için bir anlam bulmaya çalışırken, çevrelerindekiler bazen teselli amaçlı “Yalan dünya işte” der. Oysa bu cümlenin ardındaki gerçeklik, bizi düşündürmeye iter. Gerçekten de bu dünya bir “yalan” mı, yoksa kaybettiğimiz insanın boşluğuyla yüzleşmekte mi zorlanıyoruz?
Kaybın ardından en acı anlar, beklenmedik hatırlatmalarla gelir. Sosyal medya platformları bir doğum günü hatırlatması yapar ya da telefonun galerisine göz attığınızda, onun sesiyle çekilmiş bir video karşınıza çıkar. İşte o an, kalbinizde bir taş gibi oturan acı yeniden yükselir. Hâlâ buradaymış gibi görünen, ama aslında çok uzaklarda olan biriyle aranızdaki bağı kaybetmenin farkına varırsınız. Telefon rehberinizde hâlâ duran ismi, elinizdeki telefonun ekranına bakarken aramak istersiniz. Tam o anda gerçekle tekrar yüzleşirsiniz. Artık o yok.
Bu durum, sanki her gün yeni bir kayıpmış gibi hissettirir. Elinizin telefona gitmesi, bir mesaj yazma isteği, bir şarkıyı paylaşmak için duyduğunuz içsel dürtü… Tüm bunlar, sevdiklerinizin yokluğunu her seferinde biraz daha derinden hissettirir. O kişiyle paylaştığınız her anı, her gülüş, her kelime, birer yankı gibi zihninizde dönmeye devam eder.
Bir yakınını kaybetmenin en büyük zorluğu belki de alışkanlıklarımızdır. Alışkanlıklar, sevdiklerimizle kurduğumuz bağların yansımasıdır. Ama o alışkanlıklar, geride kalanlar için her günkü bir anı bir yıkıma dönüştürebilir. O anlar, bir daha asla eskisi gibi olmayacağını hatırlatır. Ve bu gerçeği sadece yaşayan bilir. Anlaması, anlatması zor olan bu derin acı, insanı sessizliğe sürükler. Tekrar tekrar aynı yıkımı yaşarsınız, sanki her gün yeniden başlıyormuş gibi.
Kaybı yaşayanlar için zaman, bir yalan değil, aksine çok acı bir gerçekliktir. Her hatırlatma, her eski fotoğraf, her video, o kişinin bir zamanlar hayatınızda olduğunu, ama artık olmadığını yüzünüze vurur. Ama belki de en zor olan, o kişinin yokluğunun sizi nasıl değiştirdiğini kabullenmektir. Bu dünyada her şeyin geçici olduğunu, ama hissettiğiniz acının kalıcı olduğunu anlamak çok daha ağır gelir.